16 Nisan 2012 Pazartesi
Bu mudur ?
Yanlız olmayı çok seviyorum.
Ne karışanın oluyor ne de laf söyleyenin.
İnsanlara güvenmiyorum, güvenmekte istemiyorum.
İnsanların iki yüzlülüklerini görünce yanlız olmayı tercih ediyorum.
Çok iyi bir gözlemci olduğumu düşünürüm, çevremdende çok uyanık olduğumu duyarım.
Ama hak veriyorum, biraz -baya- bi uyanıkım.
İnsanların söyledikleri kelimelerle bedenlerini karşılaştırmaya özen gösteririm.
Genellikle ağızları başka, vucütları başka konuşuyor.
Özellikle, gözlerine bakarım karşı tarafın. Çünkü, gözler yalan söylemez.
Aslında, yalan söylememezlikten daha çok gözler bir insanın kendine güvenip güvenmediğinin en büyük ispatıdır.
Ama aşırı bakmakta, karşı tarafı rahatsız edebilir.
Hayatta ki tek amaçım yapmak istediğim işi yapıp, mutlu sağlıklı olmak.
Sağlıklı huzurlu olmak, hayattaki en önemli şeydir.
Çok param olsun istemem, ama paranın hayattaki en önemli araç olduğunun da farkındayım.
"Paranın satın alamayacağı şey yoktur." sözünü takdir ederim kim söylediyse ağızına sağlık.
Çok zenginim, ama maddi değil. Manevi, tüm ailemle bir geçe oturup muhabbet etmeyi, hiç bir şeye değişemem.
Şanşlı doğanlardanım, ne maddi zengin doğdum ne de çok kötü bir ailede ya da kötü bir ülkede.
Afrika ülkelerinde yaşayanları gördükçe, şükediyorum Allah'a...
İyi ki maddi olarak zengin doğmadım,
Her istediğime kolay erişebilmek benim ruhuma aykırı bir durum,
Ben hırsı inatçılığı bünyesinde barındıran bir karakterdeyim -oğlak burcuyum,
bilirsiniz oğlak keçidir.Keçide inatçılıktır-, ama nalet değilim.
İnsanların, kalplerini kırmamaya özen gösteririm.
Ama ne yazıkkı dürüstlüğümden dolayı yüzlerine lafı söylerim, ama mantıklı düşününce doğru olduğumu anlarlar elbet.
Dürüst, insanları severim, çünkü dürüst insan arkandan konuşmaz, yüzüne konuşur.
Belki sen istemezsin o kişiyi bir daha, belki o an darılırsın ama senin yüzüne gülüp,
arkandan kuyunu kazanlardan kat kat daha iyidir.
Adamına göre davranmayı tercih ederim, ama bazı durumlarda hayır diyemem. Bu da kendime en çok kızdığım konudur.
Kendime yerine göre güvenmeyi tercih ederim. Bazen aşırı özgüven kötü sonuçlar doğurabiliyor.
Daha önce ders sınavlarında kendime aşırı güvenmem az kalsın dersten kalmama sebep olabiliyordu.
Bu yüzden kendine aşırı özgüven iyi değil diye düşünüyorum.
Ön yargılı değilimdir. Bir insanı hemen yargılamamayı -kul hakkı yememeyi- tercih ederim.
Dış görünüş ile insanları yargılamayı hiç sevmem, yargılayanlarıda sevmem.
Bir insan çok güzeldir, ama içi boştur. Bir insan çok çirkindir, ama içi doludur.
Bu mudur hayat? Atiye'nin dediği gibi Bu mudur ? Bu mudur ? Budur..
Acımasız, çıkarsız hiç bir şey olmayan, fazlasıyla kötü.Evet budur hayat...
Daha söylenecek çok şey var. Ama ne söylesen boş....
24 Şubat 2012 Cuma
Nedir bu Snip.it ?
Snip.it
Bugün, Snip.it hakkında bir yazı yazmayı düşündüm. Öncelikle snip.it' in ne olduğunu açıklayayım. Snip.it, bir bookmarking servisi diyebiliriz. Snip.it'te siz takip ettiğiniz siteleri snipliyorsunuz, ve eklediğiniz tüm siteleri koleksiyon (collections) oluşturup, takip ettiğiniz siteleri ekliyorsunuz, ve belli bir süre sonra oluşturduğunuz bu koleksiyonlara tıklayarak o koleksiyona ait tüm siteleri görebiliyorsunuz.Buradaki amaç bir birine benzer siteleri listelemek.Site, belli konulara göre paylaşılan koleksiyon ve siteleri anasayfadan görebiliyorsunuz. İşin en güzel tarafı ilgi alanınız aynı olan kişilerle tanışabiliyor ve subscription (abone) olabiliyorsunuz. Ve sürekli o kişilerin eklediği snipleri takip edebiliyorsunuz.
Günlük olarak belli siteleri takip ediyorsanız, gerçekten çok güzel bir sistem. Her gün yeni bir güncelleme görüyorum sitede ve bu siteye verilen önemi göstermektedir. Örneğin, seo üzerine takip ettiğiniz siteleri "Seo" adında bir koleksiyon oluşturup, onun içine takip ettiğiniz seo sitelerini ekleyebilirsiniz. Eklediğiniz bu sitelerden birine tıklayınca, site iframe ile görüntülemek istediğiniz siteyi ekranda görüntülemektedir.Sayfanın üst kısmında ise; eklediğiniz koleksiyon ile ilgili diğer siteleri gösterilmektedir.Bu da kolayca siteler arası geçişi tek tuşla sayfa refesh olmadan sağlanmaktadır. Sitenin bir diğer güzel tarafı, her türlü güncel bilgiyi içerisinde içerebiliyor olmasıdır.Mesela siz, yemek yapmak veya tarif öğrenmek istiyorsunuz hemen anasayfadan food linkine tıklayarak, yemek ile ilgili tüm konuları görebilirsiniz. Veya siyaset,eğitim,teknoloji, güncel sistemleri bir site içerisinden ulaşabilirsiniz. Sitenin kötü bir tarafı var oda, ingilizce olmasıdır.Ama söyle bir iyi tarafı var, bir çok dil olarak içerik listeleyebiliyorsunuz.Yani siz, ingilizce, almanca ve daha fazla dil olarak konuları listeleybilirsiniz.Bu yüzden bu sistemin semantic web sistemleri ile çalıştığını düşünmüyor değilim. Türkiye'de böyle bir clone var mı bilmiyorum açıkcası bu tarz bir sistem yapmayı düşünmüyor değilim...
Bugün, Snip.it hakkında bir yazı yazmayı düşündüm. Öncelikle snip.it' in ne olduğunu açıklayayım. Snip.it, bir bookmarking servisi diyebiliriz. Snip.it'te siz takip ettiğiniz siteleri snipliyorsunuz, ve eklediğiniz tüm siteleri koleksiyon (collections) oluşturup, takip ettiğiniz siteleri ekliyorsunuz, ve belli bir süre sonra oluşturduğunuz bu koleksiyonlara tıklayarak o koleksiyona ait tüm siteleri görebiliyorsunuz.Buradaki amaç bir birine benzer siteleri listelemek.Site, belli konulara göre paylaşılan koleksiyon ve siteleri anasayfadan görebiliyorsunuz. İşin en güzel tarafı ilgi alanınız aynı olan kişilerle tanışabiliyor ve subscription (abone) olabiliyorsunuz. Ve sürekli o kişilerin eklediği snipleri takip edebiliyorsunuz.
Günlük olarak belli siteleri takip ediyorsanız, gerçekten çok güzel bir sistem. Her gün yeni bir güncelleme görüyorum sitede ve bu siteye verilen önemi göstermektedir. Örneğin, seo üzerine takip ettiğiniz siteleri "Seo" adında bir koleksiyon oluşturup, onun içine takip ettiğiniz seo sitelerini ekleyebilirsiniz. Eklediğiniz bu sitelerden birine tıklayınca, site iframe ile görüntülemek istediğiniz siteyi ekranda görüntülemektedir.Sayfanın üst kısmında ise; eklediğiniz koleksiyon ile ilgili diğer siteleri gösterilmektedir.Bu da kolayca siteler arası geçişi tek tuşla sayfa refesh olmadan sağlanmaktadır. Sitenin bir diğer güzel tarafı, her türlü güncel bilgiyi içerisinde içerebiliyor olmasıdır.Mesela siz, yemek yapmak veya tarif öğrenmek istiyorsunuz hemen anasayfadan food linkine tıklayarak, yemek ile ilgili tüm konuları görebilirsiniz. Veya siyaset,eğitim,teknoloji, güncel sistemleri bir site içerisinden ulaşabilirsiniz. Sitenin kötü bir tarafı var oda, ingilizce olmasıdır.Ama söyle bir iyi tarafı var, bir çok dil olarak içerik listeleyebiliyorsunuz.Yani siz, ingilizce, almanca ve daha fazla dil olarak konuları listeleybilirsiniz.Bu yüzden bu sistemin semantic web sistemleri ile çalıştığını düşünmüyor değilim. Türkiye'de böyle bir clone var mı bilmiyorum açıkcası bu tarz bir sistem yapmayı düşünmüyor değilim...
21 Ocak 2012 Cumartesi
Eğitim Setleri Üzerine
Merhaba,
Piyasada programlarla ilgili bir çok eğitim seti bulunmaktadır.Ve hemen hemen hepsinin bir eğitim seti veya kitabı bulunmaktadır.
Yani, mesela muhasebe programlarının eğitim setleri,kitapları vs. örnek verilebilir. Piyasada bir çok bilgisayarlı muhasebe ile ilgili kitap,eğitim seti vardır.
Peki, bu eğitim seti veya kitapları yazan/yapan kişiler bu programları anlatmadan önce vahiy yoluylamı öğreniyor bu programları kullanmasını, hayır... Genellikle, piyasada yer alan çoğu yazılım firması
ürünlerini piyasaya sürdüklerinde "Yardım" menusu altında program kullanımı ile ilgili en ince ayrıntıya kadar bulabilirsiniz. Okulda bir hocam şöyle demişti, bu dökümanlar hazırlanırken en "Salağın" anlayacağı şekillde hazırlanır.
Yani, siz program içinde "Yardım" menusu altından program dışında hiç bir ücret ödemeden, programı kullanmayı kolayca öğrenebilirsiniz. Aslında, yapacağınız işin mantığını çözmüş iseniz, yardım menusune bile ihtiyaç duymayabilirsiniz.
Bir muhasebe programınında bankaya para yatırma işlemi her programda aynıdır.Sadece menulerin adları değişir.Program sonuç itibariyle aynı işi yapmaktadır. Kitap satış sitelerinde, seo kitabı,php kitabı,c# kitapları çok var.
Bu kitaplarını yazan kişiler nereden öğrendi anlattıklarını, okuldan,internetten, firmaların dökümanlarından...burası uzar gider. Php'mi öğrenmek istiyorsun, git php'inin sitesine orada Türkçe olarak okuyarak öğrenebilirsin ve MEGEP'in (Megep,Meslek liselerinde öğretilen bilgilerin hazırlandığı,dağıtımının yapıldığı projedir.) sitelerinden modulleri indirip çalışabilirsiniz.Veya seo mu öğrenmek istiyorsun, git Google Web Yöneticisi Araçları Yardım sayfasına en ince detayına kadar öğrenebilirsin.
Bu örneklerden çok var. Aslında, bu sistemleri kullanarak iş yapabilirsiniz. Bir programının yardımdan dökümanları alarak kendi yorumunuzu ekleyerek,eğitim seti ve kitap hazırlayabilirsiniz.Veya ingilizce olan bir programı Türkçe olarak anlatan bir kitap/ eğitim seti hazırlayabilirsiniz.
İnternet işlerine ilginiz var ise, bir site açıp programlarla ilgili makaler hazırlayabilir, reklamlardan tıklama üzerinden gelir elde edebilirsiniz. Veya üyelik satarak içeriklere ulaşılma hakkı verirsiniz.Bir çok gelir modeli oluşturabilirsiniz.
Piyasada programlarla ilgili bir çok eğitim seti bulunmaktadır.Ve hemen hemen hepsinin bir eğitim seti veya kitabı bulunmaktadır.
Yani, mesela muhasebe programlarının eğitim setleri,kitapları vs. örnek verilebilir. Piyasada bir çok bilgisayarlı muhasebe ile ilgili kitap,eğitim seti vardır.
Peki, bu eğitim seti veya kitapları yazan/yapan kişiler bu programları anlatmadan önce vahiy yoluylamı öğreniyor bu programları kullanmasını, hayır... Genellikle, piyasada yer alan çoğu yazılım firması
ürünlerini piyasaya sürdüklerinde "Yardım" menusu altında program kullanımı ile ilgili en ince ayrıntıya kadar bulabilirsiniz. Okulda bir hocam şöyle demişti, bu dökümanlar hazırlanırken en "Salağın" anlayacağı şekillde hazırlanır.
Yani, siz program içinde "Yardım" menusu altından program dışında hiç bir ücret ödemeden, programı kullanmayı kolayca öğrenebilirsiniz. Aslında, yapacağınız işin mantığını çözmüş iseniz, yardım menusune bile ihtiyaç duymayabilirsiniz.
Bir muhasebe programınında bankaya para yatırma işlemi her programda aynıdır.Sadece menulerin adları değişir.Program sonuç itibariyle aynı işi yapmaktadır. Kitap satış sitelerinde, seo kitabı,php kitabı,c# kitapları çok var.
Bu kitaplarını yazan kişiler nereden öğrendi anlattıklarını, okuldan,internetten, firmaların dökümanlarından...burası uzar gider. Php'mi öğrenmek istiyorsun, git php'inin sitesine orada Türkçe olarak okuyarak öğrenebilirsin ve MEGEP'in (Megep,Meslek liselerinde öğretilen bilgilerin hazırlandığı,dağıtımının yapıldığı projedir.) sitelerinden modulleri indirip çalışabilirsiniz.Veya seo mu öğrenmek istiyorsun, git Google Web Yöneticisi Araçları Yardım sayfasına en ince detayına kadar öğrenebilirsin.
Bu örneklerden çok var. Aslında, bu sistemleri kullanarak iş yapabilirsiniz. Bir programının yardımdan dökümanları alarak kendi yorumunuzu ekleyerek,eğitim seti ve kitap hazırlayabilirsiniz.Veya ingilizce olan bir programı Türkçe olarak anlatan bir kitap/ eğitim seti hazırlayabilirsiniz.
İnternet işlerine ilginiz var ise, bir site açıp programlarla ilgili makaler hazırlayabilir, reklamlardan tıklama üzerinden gelir elde edebilirsiniz. Veya üyelik satarak içeriklere ulaşılma hakkı verirsiniz.Bir çok gelir modeli oluşturabilirsiniz.
3 Ocak 2012 Salı
10 Yaşında E-Ticaret Girişimcisi
Dün akşam eticaretmag.com adresinde bir makale ile kaşılaştım. "10 Yaşında Bir E-ticaret Girişimcisinin Başarı Öyküsü" diye makaleye buradan ulaşabilirsiniz.Bu makaleyi okuduktan sonra kardeşimi çağırdım ve ona bu makaleyi okumasına zorladım.Ve artık bu işleri öğrenmek istediğini söyledi, sonunda onu dünyanın en populer mesleklerini seçmesini sağladım.Ama, şüphe duyduğum bir nokta var o da kardeşimin kararlılığı olmamasıdır.
Konumuza geleçek olursak,10 yaşında Hannah Altman 500,000$ ciroya ulaşan bir şirketin sahibi.Evet, Türkiye'de pek duymadığımız bir haber bu, inşallah gelecekte de bu tarz haberleri Türkiye'den duyarız.Fakat,daha en az 5-10 yıl geçmesi lazım,Türkiye e-ticareti yeni yeni benimsemediği şu yıllarda bu gibi olayları görmek pek mümkün değil gibime geliyor.Çünkü, bu ABD'de zaten teknolojin merkezi bir çok büyük teknoloji şirketleri var.Ülke zaten bu sistemi benimsemiş,günümüzde Türkiye'de internetten para kazanmak mı ? "O da ne ?" diye cevap verir.Bir çoğu inanmaz zaten, bu sistemlere. Birde şu önemli konu var,Türkiye de gerçekten imkan yok.Günümüzde hala evinde bilgisayarı,interneti olmayan insanlar var.ABD'ise bu alt yapı var.İnsanlar, bilgisayar ile tanıştıktan sonra belli bir süre chat/sosyal ağlarda takıldıktan sonra genellikle bilgisayarın çalışma prensibi merak etmeye başlıyor.Daha sonra yazılım,donanım derken daha sonra internet gibi sistemleri merak ediyor.Ben bu açıdan şanşlıyım Lise 2'den beri bilgisayarım,internetim var.İlk bir yıl boş takıldıktan sonra donanım/hack işlerinden sonra 2 yıl aradan sonra yazılıma daha sonra internet işlerine merak ettim.Yaklaşık bir yıldır yazılım ve internet pazarlama ile ilgili forumlarını,rss servislerini,ve websitelerin desteklediği e-mail'ime gönderim servisi olan FeedBurner kullanıyorum/takip ediyorum.
İşin özeti,ABD bizim şuan ki internet dönemimizi daha 2000 yıllarda geçtiğidir.Bizm 2010 yılarımız onların 2000 lı yıllarıdır.Belki şaunki aramızdaki fark daha düşük, ama günümüzde internette olan günde 1 saat çalışarak ayda xx.xxx$ kazanma hayalı malesef günümüzde pek yaygın olarak internette paylaşılmaktadır.Ne reelde ne de internette adam gibi çalışmadan para kazanılmaz.Bu gibi olaylar sadece insanları kandırmaya yönelik onlara e-book satmaya çalışan kötü niyetli affiliate pazarlamacılardır.Aslında o satılan kitaplarda hepsinde saçma sapan hikayeler vardır.Diyor ki; "Sen git Google Adwors'e reklam ver Clickbank affiliate linkini ve müşteri satın alırsa para kazanırsın " vs. gibi saçmalıklar.Aslında bu gibi yöntemlerle para yapanlar var ama ne kadar mantıklı orası tartışılır.
Konumuza geleçek olursak,10 yaşında Hannah Altman 500,000$ ciroya ulaşan bir şirketin sahibi.Evet, Türkiye'de pek duymadığımız bir haber bu, inşallah gelecekte de bu tarz haberleri Türkiye'den duyarız.Fakat,daha en az 5-10 yıl geçmesi lazım,Türkiye e-ticareti yeni yeni benimsemediği şu yıllarda bu gibi olayları görmek pek mümkün değil gibime geliyor.Çünkü, bu ABD'de zaten teknolojin merkezi bir çok büyük teknoloji şirketleri var.Ülke zaten bu sistemi benimsemiş,günümüzde Türkiye'de internetten para kazanmak mı ? "O da ne ?" diye cevap verir.Bir çoğu inanmaz zaten, bu sistemlere. Birde şu önemli konu var,Türkiye de gerçekten imkan yok.Günümüzde hala evinde bilgisayarı,interneti olmayan insanlar var.ABD'ise bu alt yapı var.İnsanlar, bilgisayar ile tanıştıktan sonra belli bir süre chat/sosyal ağlarda takıldıktan sonra genellikle bilgisayarın çalışma prensibi merak etmeye başlıyor.Daha sonra yazılım,donanım derken daha sonra internet gibi sistemleri merak ediyor.Ben bu açıdan şanşlıyım Lise 2'den beri bilgisayarım,internetim var.İlk bir yıl boş takıldıktan sonra donanım/hack işlerinden sonra 2 yıl aradan sonra yazılıma daha sonra internet işlerine merak ettim.Yaklaşık bir yıldır yazılım ve internet pazarlama ile ilgili forumlarını,rss servislerini,ve websitelerin desteklediği e-mail'ime gönderim servisi olan FeedBurner kullanıyorum/takip ediyorum.
İşin özeti,ABD bizim şuan ki internet dönemimizi daha 2000 yıllarda geçtiğidir.Bizm 2010 yılarımız onların 2000 lı yıllarıdır.Belki şaunki aramızdaki fark daha düşük, ama günümüzde internette olan günde 1 saat çalışarak ayda xx.xxx$ kazanma hayalı malesef günümüzde pek yaygın olarak internette paylaşılmaktadır.Ne reelde ne de internette adam gibi çalışmadan para kazanılmaz.Bu gibi olaylar sadece insanları kandırmaya yönelik onlara e-book satmaya çalışan kötü niyetli affiliate pazarlamacılardır.Aslında o satılan kitaplarda hepsinde saçma sapan hikayeler vardır.Diyor ki; "Sen git Google Adwors'e reklam ver Clickbank affiliate linkini ve müşteri satın alırsa para kazanırsın " vs. gibi saçmalıklar.Aslında bu gibi yöntemlerle para yapanlar var ama ne kadar mantıklı orası tartışılır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)